Ey Rabb-i Rahîm’im ve ey Hâlık-ı Kerim’im! Benim sû’-i ihtiyarımla ömrüm ve gençliğim zayi’ olup gitti. Ve o ömür ve gençliğin meyvelerinden elimde kalan, elem verici günahlar, zillet verici elemler, dalalet verici vesveseler kalmıştır. Ve bu ağır yük ve hastalıklı kalb ve hacaletli yüzümle kabre yakınlaşıyorum. Bilmüşahede göre göre gayet sür’atle, sağa ve sola inhiraf etmeyerek, ihtiyarsız bir tarzda, vefat eden ahbab ve akran ve akaribim gibi kabir kapısına yanaşıyorum. O kabir , bu dâr-ı fâniden firak-ı ebedî ile ebed-ül âbâd yolunda kurulmuş, açılmış evvelki menzil ve birinci kapıdır. Ve bu bağlandığım ve meftun olduğum şu dâr-ı dünya da, kat’î bir yakîn ile anladım ki; hêliktir gider ve fânidir ölür. Ve bilmüşahede içindeki mevcudat dahi, birbiri arkasından kafile kafile göçüp gider, kaybolur. Hususan benim gibi nefs-i emmareyi taşıyanlara şu dünya çok gaddardır, mekkârdır. Bir lezzet verse, bin elem takar çektirir. Bir üzüm yedirse, yüz tokat vurur.
Aziz, sıddık kardeşlerim!
Sizi ta’ziye değil, belki tebrik ediyorum. Madem kader-i İlahî bizi bu üçüncü Medrese-i Yusufiye’ye bir hikmet için sevketti ve bir kısım rızkımızı bize burada yedirecek ve rızkımız bizi buraya çağırdı ve madem şimdiye kadar kat’î tecrübelerle عَسَى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ sırrına inayet-i İlahiye bizi mazhar etmiş ve madem Medrese-i Yusufiye’deki yeni kardeşlerimiz herkesten ziyade Nurlardaki teselliye muhtaçtırlar ve adliyeciler, memurlardan ziyade Nur kaidelerine ve sair kudsî kanunlarına ihtiyaçları var ve madem Nur nüshaları pek kesretle hariçteki vazifenizi görüyorlar ve fütuhatları tevakkuf etmiyor ve madem burada herbir fâni saat, bâki ibadet saatleri hükmüne geçer, elbette biz bu hâdiseden -mezkûr noktalar için- kemal-i sabır ve metanet içinde mesrurane şükretmemiz lâzımdır. Denizli hapsinde teselli için yazdığımız bütün o küçük mektubları size de aynen tekrar ederim. İnşâallah o hakikatlı fıkralar sizi de müteselli ederler.
Said Nursî
[Umum Nur Talebelerine Üstad Bedîüzzaman’ın vefatından önce vermiş olduğu en son derstir.]
Aziz kardeşlerim!
Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı İlahîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlahiyeye karışmamaktır.
Meselâ kendimi misal alarak derim: Ben eskiden beri tahakküme ve terzile karşı boyun eğmemişim. Hayatımda tahakkümü kaldırmadığım, bir çok hâdiselerle sabit olmuş. Meselâ: Rusya’da kumandana ayağa kalkmamak, Divan-ı Harb-i Örfî’de i’dam tehdidine karşı mahkemedeki paşaların suallerine beş para ehemmiyet vermediğim gibi, dört kumandanlara karşı bu tavrım tahakkümlere boyun eğmediğimi gösteriyor. Fakat bu otuz senedir müsbet hareket etmek, menfî hareket etmemek ve vazife-i İlahiyeye karışmamak hakikatı için; bana karşı yapılan muamelelere sabırla, rıza ile mukabele ettim. Cercis (A.S.) gibi ve Bedir, Uhud muharebelerinde çok cefa çekenler gibi sabır ve rıza ile karşıladım.
[İkinci Bab ile tabir edilen şu risalecikte “Elhamdülillah” cümlesini insanlara dedirten imanın sonsuz faide ve nurlarından, yalnız dokuz tane beyan edilecektir.]
Birinci Nokta: Evvelâ iki şey ihtar edilecektir:
1- Felsefe, her şeyi çirkin, korkunç gösteren siyah bir gözlüktür. İman ise, herşeyi güzel, ünsiyetli gösteren şeffaf, berrak, nuranî bir gözlüktür.
2- Bütün mahlukatla alâkadar ve herşeyle bir nevi alış-verişi olan ve kendisini abluka eden şeyler ile lafzan ve manen görüşmek, konuşmak, komşuluk etmeye hilkaten mecbur olan insanın sağ, sol, ön, arka, alt, üst olmak üzere altı ciheti vardır.
İnsan mezkûr iki gözlüğü gözüne takmakla, mezkûr cihetlerde bulunan mahlukatı, ahvali görebilir.
Konunun Devamini oku »
Şu kâinatın Sahip ve Mutasarrıfı, elbette bilerek yapıyor ve hikmetle tasarruf ediyor ve her tarafı görerek tedvir ediyor ve herşeyi bilerek, görerek terbiye ediyor ve herşeyde görünen hikmetleri, gayeleri, faideleri irade ederek tedvir ediyor. generic vytorin
(Demek oluyor ki bizim karşımıza gelen her hadise Allah’ın tasarrufunda.Öyleyse neden böyle böyle oldu sorusunu sorarsak Allah’ın hikmetine itiraz etmiş oluruz ki; Üstad hazretleri "Rahmetini ittiham etme,hikmetine itimad et..."diyor."Rahmeti ittiham eden rahmetten mahrum kalır".Biz kuluz.Ve kulun vazifesi emre itaat ve yasakları yapmamakla sahibinin sadece rızası için çalışmak.Yine Üstad hz. başka bir risale de "…nasıl ki mahir bir san’atkâr, kıymettar bir elbiseyi murassâ ve münakkaş surette yapmak için, bir miskin adamı, lâyık olduğu bir ücrete mukabil model yaparak, kendi san’at ve maharetini göstermek için, o elbiseyi o miskin adam üstünde biçer, keser, kısaltır, uzatır; o adamı da oturtur, kaldırır, muhtelif vaziyetler verir. Şu miskin adamın hiçbir hakkı var mıdır ki, o san’atkâra desin: "Beni güzelleştiren bu elbiseye neden ilişip tebdil ve tağyir ediyorsun ve beni kaldırıp oturtup meşakkatle benim istirahatimi bozuyorsun?".Anlaşılıyor ki şu kainatın Sahibi her işi hikmetle yapıyor ve itiraza hakkımız yoktur.)
Sual: Salavatın bu kadar kesretle hikmeti ve salâtla beraber selâmı zikretmenin sırrı nedir?
Elcevab: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a salavat getirmek, tek başıyla bir tarîk-ı hakikattır. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm nihayet derecede rahmete mazhar olduğu halde, nihayetsiz salavata ihtiyaç göstermiştir. Çünki Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ümmetin dertleriyle alâkadar ve saadetleriyle nasîbedardır. Nihayetsiz istikbalde ebed-ül âbâdda nihayetsiz ahvale maruz ümmetin bütün saadetleriyle alâkadarlığının ihtiyacındandır ki, nihayetsiz salavata ihtiyaç göstermiştir.
Hem Resul-i Ekrem hem abd, hem resul olduğundan ubudiyet cihetiyle salât ister, risalet cihetiyle selâm ister ki; ubudiyet halktan Hakk’a gider, mahbubiyet ve rahmete mazhar olur. Bunu اَلصَّلاَة ifade eder. Risalet Hak’tan halka bir elçiliktir ki, selâmet ve teslim ve memuriyetinin kabul ve vazifesinin icrasına muvaffakıyet ister ki, سَلاَم lafzı onu ifade ediyor.
Hem biz سَيِّدِنَا lafzıyla tabir ettiğimizden diyoruz ki: Ya Rab! Yanımızda elçiniz ve dergâhınızda elçimiz olan reisimize merhamet et ki, bize sirayet etsin.
اَللّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَ رَسُولِكَ وَ عَلَى آلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ
Barla Lahikası s.270
Reklam
Son Eklenenler
- Risale-i Nur’un Penceresinden
- Günahlara Karşı Durabilmenin İlacı
- Said Nursi Sempozyumu - Bielefeld
- Ey Nefis! Temellük Dava Etme
- Allah’ın İki Tarzda İcadı Vardır
- Hakikat Damlaları 2
- Önemli Bir Duyuru
- Vesvese Nedir? Vesveseden Kurtulma Yolları
- Gafil Kafaya Bir Ders
- Sabırsızlığın ilacı Oruç
- Musibetlerin Hikmeti Nedir? Musibetlere Nasıl Bakılmalı?
- Musibetlerin Hikmeti
- Risale-i Nur’da Hastalığın Hikmetleri
- Alaaddin Başar abi 10.söz izahat
- Anne ve Baba Hakkı Üzerine Küçük ve Ehemmiyetli Bir Nükte
Özel Sayfalar
Yorumlar
- mustafa: Selamın aleyküm arkadaşlar.risale i nur. insanın aklına,kalbine,ruhuna,hissiya tına...
- Aciz_Biri: Allah razı olsun bu güzel çalışmalarınız ihlas ile daim olur inşallah.
- sensan: Allah(C.C.), bizleri hastalığın sevap ve faydalarına vakıf kullarından eylesin.
- nurten: ALLAH razı olsun sızlerden ben artık bu vesvese yuzunden boguluyor gıbı oluyorum anlatıklarınızın...
- mmu: Mevlam sizlerden razı olsun.Saygıdeğer hocamın sesine ve nefesine sağlık.
Kategoriler
Çok Okunanlar
- Sitemizde Görüntülü Risale-i Nur Dersleri İzlenebilir (30118)
- Risale-i Nur Dersleri Başlıyor (21385)
- Cuma Duası 2 (18799)
- Kader Risalesi Ahmet Akgündüz Görüntülü Ders (15788)
- Gıybet Nedir? Ne Zaman Gıybet Etmiş oluruz? (13101)
- Evliliği Zayıflatan Sebepler ve Tesettür (12510)
- Vesvese Nedir? Vesveseden Kurtulma Yolları (12023)
- Tembellik ve Çareleri Nelerdir? (11810)
- Bayan Nurculara Ehemmiyetli Bir Ders (11734)
- Bekar Genç Kızlara Bir Ders-i Hakikat (10287)
- Lâ İlahe İllallah'daki Sırlar (10082)
- Risale-i Nurda Geçen Kelimeler 1 (9497)
- Sabahın Duası (9477)
- Nurcu Kızlara Bir Mektup ve Nurcuların Kasidesi (9126)
- Musibetlerin Hikmeti Nedir? Musibetlere Nasıl Bakılmalı? (9102)
- İhlas Hakkında Risale-i Nur Ne Diyor? (7990)
- Aile Hayatına Üstad'ın Bakışı - Aile Hayatını Bozan Sebepler (7767)
- Alaaddin Başar abi 10.söz izahat (7696)
- Risale-i Nurdaki Cazibe-Çantacı Necmi Abi (7628)
- Hizmette Ciddi Olmak ile Alakalı Sesli Ders (7293)
- Gençlik Heveslerinin Akıbeti Nedir? (7273)
- Ali İhsan TOLA Ağabey (7226)
- Allah tan Korkmak Ve Allah a Muhabbet Etmek (7188)
- Anne ve Baba Hakkı Üzerine Küçük ve Ehemmiyetli Bir Nükte (6748)
- Hz.Eyyüp(A.S)'ın Kıssası (6740)
- Risale-i Nurlara Çalışmak (6525)
- Risale-İ Nurda Geçen Kelimeler 5 (6391)
- Sadakatin Tam olması Azami Fedakarlık Gerektirir (6287)
- İhlas İle Alakalı Önemli Düsturlar (6140)
- Necmi Abi- Dinsizliğin Kaleleri Yıkılmıştır (6029)
Üye Girişi
© Design By Jawa23001

